21 Ağustos 2013 Çarşamba

Hipnoterapi Nedir?

 

 

Hipnoterapi Nedir?

Hipnoz uyku ile uyaniklik arasi bir bilinç halidir. Hipnozda kişinin direnme gücünün  bir çoğu ortadan kalkar . Zihin rahatlar  ve gevşer bu durumda olduğunda   telkine daha açıktır ve telkinlerden daha çok yararlanır. Hipnoz halindeyken blinç açıktır Bu nedenle hipnoz esnasında kişi olan biten herşeyi duyar.

 250 yıllık hipnozun  geçmişinde hipnozdan çıkamamak yada uyanamamak diye birşey yaşanmamıştır. hipnoz uyku değil, trans halidir. Ayrıca hipnoz sırasında kişi istemediği sırlarını hipnoterapisti ile paylaşmayabilir o denli bilinç uyanıktır. Hipnoterapi yapıcak kişinin mutlaka bu konuda eğitim almış bir psikolog ya da tıp doktoru olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü hipnozun terapi de kullanımını sadece uzman kişilerin yapması gerekmektedir. Hipnoterapi  danışan için uygun görülürse kullanılır yardımcı bir çalışmadır hipnoterapi danışanın şikayetçi olduğu sorundan çok daha hızlı  bir şekilde kurtulabilmesi yada şifalanmasını sağlamaktadır  sağlamaktadır.

20 Ağustos 2013 Salı

blue full moon :::::::mavi dolunay::::::::

  • MAVİ DOLUNAY:::::::

  • Bu özellikle büyülü bir zamandır,,

  • Dolunay olursa ne olur bir çok 

  • insanda iyi yada kötü anlamda şarj 

  • olur .

  • Bazılarımızda sıkıntı bunalımlar 

  • zirve yapar, bazılarımızda ise 

  • enerji çoşku zirve yapar . 

  • Kadim zamanlarda Ayın farklı 

  • aşamalarında büyüler yapılırmış 

  • ayinler düzenlenir ayın gizemli 

  • gücünden faydalanmak bir çok 

  • yöntemlere başvurmuş insanoğlu .

  • kötü büyü yaparken bu ayinleride

  • ateşler yakılır . kötü dilekler kime

  • ne kötü dilekte bulunuyorarsa 

  • ateşe atılırmış yani dikkat edin 

  • sıkıntılarımızdan şundan bundan 

  • kurtulalım derken . fakat kendiniz 

  • için güzel dileklerde 

  • bulunuyorsanız 

  • bunlar ateşe atılmaz


  • .
  • olmasını istediğin güzel hayrınıza 

  • olan dilekleriniz var ise suya 

  • mümkünse denize atın dileklerinizi ,

  • bir kağıda yazın yazarken tüm 

  • güzel enerjinizde o kağıda yükleyin

  • ayın ışığında özellikle mavi ay 


  • ışığında atabilirsiniz bu nehir ,göl , 

  • deniz olabilir eğer böyle bir 

  • şansızınız yok ise olmasını 

  • istediğiniz dileğinizi elinize bir 

  • bardak cam bardakta su alarak ay 

  • ışığı altında gece 12 den sonra 

  • mümkünse tüm dileklerinizi suya 

  • aktarın ve o suyu bir gece ay ışığı 

  • altında bekletin sonra güzel bir 

  • bahçe yada gül ağacı dibine yada 

  • bunlar yok ise evinizde bir saksı 

  • ,,çiçeğinin dibine dökün . tüm 

  • dileklerinizin gerçek olması

  • dileğiyle .,,

  • SEVGİLER .

  • MELEKLERİN IŞIĞI BU GECE 

  • SİZİN EN GÜZEL DİLEKLERİNİZİ 

  • ALLAHA TAŞISIN ::::::::::

MAVİ DOLUNAY



  • Mavi ay döngüleri kitlesel bilinci uyandırır ve kehanetleri güçlendirir 
  • şifacılar ve şifacı adayları bu gece enerjilerin üzerinize aktığını bilin ve uyanık olun alın ayın enerjisini tüm bedeninizde ve ruhuzda hissedin :
  • Mavi dolunay ışığında büyülü bir gece geçirmek istiyorsanız . uzun uzun aya bakın mümkünse artık yolumuzda mavi ay yok taki 2015 temmuza kadar iyi niyetler olum lamalar yapın ateş kullanmayın .bu mavi küreden güç alın şifa lanın hedeflerinize odaklanın hayallerinize ilham artırmak için talep edin isteyin ruhsal ve fiziksel denge isteyin güç isteyin şarj olun .
  • Not :: dikkat edin ay kurt adamlarıda güçlendirir bu gece olumlu olumlu olum lamalar yapın ateş yok mavi ayın çıktığı gecelerde yangınlar çoğalır .bir o kadar olumsuz enerjilere açıktır mavi dolunay .
  • iyi yada kötü hiç bir şey yakmayın bu gece .
  • korkularınızı ,umutsuzluklarınızı ,acılarınızı ,canınızı acıtanları ,her şeyi ama her şeyi yazın suya atın bu gece .
  • aşkmı istiyorsunuz sevgimi evmi çocukmu iş mi ,işyerimi ,hayırlı olan herşeyi yaızn suya atın bu gece .


  • MAVİDOLUN AY :
  • ARININ IŞILDAYIN BU GECE EŞSİZ BİR GECE


19 Ağustos 2013 Pazartesi

YAŞANMIŞ GİZEMLİ HİKAYELER



CLARA’NIN ZİYARETİ

Bazen düşünüyorum da kendi kendime, telepatik gücüm olduğuna gerçekten inanıyorum. Çünkü ne zaman uzun süre ve ısrarlı bir arkadaşımı düşünsem, ondan muhakkak ya telefon ya da mektup alırım. Tüm bunların herhalde sadece bir rastlantıdan ibaret olmadığını anlamamız gerekiyor.
Yine 23 Aralık 1976 gecesine rastlayan ve tesadüf olması mümkün olmayan bir olay meydana geldi. Kocam Tom, bir gün önce stadyumda şiddetli bir kalp spazmı geçirdikten sonra kaldırıldığı Hong Kong, Quenn Mary Hastanesinin yoğun bakım servisinde yaşam savaşı verirken, kızım Tanya da neredeyse kırk dereceye varan bir ateşle yatıyordu. Aile doktorumuz, Tanya’nın grip olduğunu, merak edilecek bir şey olmadığını ve yakında iyileşeceğinden emin olduğunu söyleyerek gitti. Fakat ben korkuyordum; Tanya’nın yanına gittim ve karyolasının kenarıma iliştim. Elimi alnına koyduğumda yanıyordu. Hemen ateşini düşürmek için gidip buz aldım ve alnına koydurdum.
Bir süre sonra yorgunluktan bitkin düşerek biraz uzandım. Kocamı canlandırdım hayalimde. Bir yandan kocam, bir yandan kızım. Bana yardım etmesi için Allaha yalvardım. Daha sonra aklıma arkadaşım Clara Tellis geldi. Onun şu anda yanımda olmasını öylesine çok istiyordum ki...
İyimser bir karaktere sahip, müşfik, sevecen ve çevresine mutluluk saçan bir insandı. Ancak onun yanında içinde bulunduğum bu umutsuz ve çaresiz halden kurtulabilirdim.
Ne zaman ona ihtiyacım olsa yanımda biter, birimiz hasta olduğu zaman güzel kokulu şifalı bitkilerden hazırladığı harika çorbalar yapardı.
Clara iyi bir arkadaş, cömert ve yardımsever bir komşuydu. Kızımız doğduğundan beri sık sık ziyaretimize gelirdi. Tanya’nın vaftiz anası ve ikinci annesi gibiydi. Ona yürümeyi, şarkı söylemeyi, şiir okumayı öğretir ve zarif elbiseler dikerdi.
“Clara, korkuyorum, ne olur bana bir çare bul, eğer buradaysan.” diye yavaşça fısıldandım, uykulu bir halde.
Bir an başımı arkaya doğru çevirirken, yüzümde nazik bir dokunuş hissettim. İçimi bir huzur kapladı. Üzülme Helena, dedi bir ses, her şey yoluna girecek.
Clara yatağımın yanında ayakta duruyor, müşfik ve yatıştırıcı sesiyle konuşuyordu.
“Clara! Beni çok sevindirdin.” diye yüksek sesle bağırdım. Elimi uzatarak elini tutmak istedim, fakat ona dokunamadım. Elinin bulunduğu yer bomboştu. “ Clara, gerçekten sen misin? diye sordum, fakat cevap alamadım.
Yataktan kalktım, kısa bir süre düşündükten sonra, rüya görüyorum herhalde dedim, inanamıyordum.
Daha sonra Clara’yı tekrar gördüm. Tanya’nın üzerinde uçarak dolaşıyordu.
“Clara!” diye seslendim tekrar (kalbim hızla çarpıyordu). “içeriye nasıl girdin?”
Hiçbir şey söylemedi, sadece gülümsedi.
”Clara, bekle! Hemen gitme!” diye yalvardım. Kısa bir süre sonra durdum. Bu mümkün değildi, Clara bizim odamızda olamazdı, çünkü o an-sızın gelen bir felç neticesinde üç sene önce ölmüştü.
Kalp atışlarım yine hızlanmaya başladı. Yataktan dışarıya fırlayıp kızımın yanına gittim. Elimi alnına koyduğumda ateşinin tamamen düştüğünü gördüm. Tatlı ve derin bir uykudaydı.
İçimi derin bir huzur kapladı. Clara her şeyin yoluna gireceğine dair söz vermişti. Tomu yeniden kazandığımız zaman da her şey gerçekten yoluna girdi.

(FATEden Çev.: Mehmet ÖNCÜ)
Ruh ve Madde Dergisi
ALINTI


SEVGİLİ OKURLARIM SİZLERE BU VE  BUNUN GİBİ YAŞANMIŞ PARANORMAL HİKAYELER YAZACAĞIM VE BİLİYORUZKİ HEPİMİZİN BAŞINDAN GEÇEN BÖYLE GİZEMLİ  HİKAYELERİ VARDIR .
PAYLAŞIRSANIZ ÇOK SEVİNİRİM
SEVGİLER IŞIK OLUN IŞIKLA KALIN ::::::::

12 Ağustos 2013 Pazartesi

REGRESYON NEDİR :::::::



Regresyon nedir? Geçmiş yaşam şifalandırmasıdır...
Regresyon, hipno terapi ile yapılabilir. Ayrıca zaman zaman farkında olmadan uyku sırasında geçmiş yaşamlara giderek gerçekleşen şifalanmalar ile sağlanabilir. Uyku ya da hipno terapi sırasında bilinç altınainilerek şimdiki yaşamımızdaki sorunumuzu taşıdığımız geçmiş yaşama geçerek şifalandırırız. Aslında bu çok da şaşırtıcı bir şey değildir. 
Örneğin, şimdiki yaşamınızda yıllar önce kesip atamadığınız bir sorun, yıllar sonra ummadığınız bir zaman diliminde önünüze gelebilmektedir. Bu sorun yaşamınızı zorlaştırır. İşte bizler aynı şekilde geçmiş yaşamlarımızdan da bir takım tortuları çözemeden göç ediyoruz ve sonraki yaşamlarımızda sorunları aşamaz hale geliyoruz. Mantık olarak baktığımızda şimdiki yaşamımızda bu sorunların hiç bir oluşum kaynağı yok ve çözülemiyor ise bunu bilinç altında yani geçmiş yaşamlarımızda aramak gerekir. Orada iyileşmeyi bekleyen sorunu görürüz ve ne tesadüf ki bu sorun şimdiki yaşamımızla tıpatıp aynı, şifalanmayı beklemektedir. Böylece sizi yaşamlar arasında bloke eden sorunları ortadan kaldırabilmeniz mümkün ve artık çok kolaydır. 

SORULAR ,CEVAPLAR, YORUMLAR ,

  1. Mor balikci agi ile o ruhu isiga yollamaj rituelini duymustun. Sizin oneriniz icin bir sonraki yazinizi sabirsizlikla bekliyorum.
    www. Ozlemindogasi.blogspot.com
    YanıtlaSil
  2. merhaba canım ,
    mor balıkcı ağı ile ruhu ışığa yollama ben hiç duymadım desem ilk kez duyuyorum arada kalmış ruhları ışığa yollamak medyumlar yada hipnoterapi senslarında ama doğal yollardan oluyor .teşekkürler canım .
    YanıtlaSil

11 Ağustos 2013 Pazar

ENERJİ ALANIMIZA GİREN YAPIŞIKLAR ::::::::

Bazen de sürekli olarak uyur gezer gibi dalgın, öylece oturduğu yerde kalır. Bir de geçmiş yaşamlarınızdan gelen yapışıklar vardır. Onların da, takip ettiğim regresyon vakalarında kişinin şimdi ki yaşamına kadar birlikte gelerek kişiyi alta çektiklerini gözlemledim. Alta çakilmek ne demek? Şu ya da bu şekilde enerjisinde yapışık varsa  ya da enerji alanını kullanan başka şeyler varsa bu durum kişinin hayatını alt üst eder. Zaman içinde anlamsız maddi kayıplar, bıkkınlıklar yaşamaya başlar. İlişkilerinde ve iş yaşamında sorunlar yaşar. Gün geçtikçe durum içinden çıkılmaz hale gelir.Yapışıkların bazıları da dünya yaşamını çok sevdiğini ve asla gitmek istemediğini söylemektedir. Y
ENERJİ ALANLARIMIZA GİREN YAPIŞIKLAR VE ENERJİMİZDEN BESLENENLER 
Şimdi belki de bazılarınız bu da nedir diyecek. Yapışık da ne demek? Yapışık, yaptığım birçok hipno terapi ile enerji ya da regresyon çalışmalarımda rastladığım hiç de hoş olmayan zayıf enerjilerdir.  Bunlar genellikle beklemedikleri anda ölmüş çoğunlukla genç ya da öldüklerinin farkında olmayan hatta dünyadaki işleri yarım kaldığı için burada bir bedene yapışarak yarım kalmış işlerine devam ettirmek isteyenlerdir ve sıklıkla ışığa gitmekten korkarlar. Ben bir çok seansımda bunlara rastladım .
ani buradaki bir bedenenin enerji alanına yapışarak yaşamlarını sürdürmeye devam etmektedirler. Tabii yapıştıkları kişinin bundan haberi yoktur. Peki, bu yapışıklar enerji alanlarımıza ne zaman yapışır ve enerjimizi çekerek yaşamaya devam ederler?
Arada kalanlar, ışığa gidemeyenler ya da gitmek istemeyenler kişinin enerjisinin en düşük olduğu anda ona yapışırlar. Seanslarımda sorduğumda bu cevabı hemen hepsinden almışımdır. Üstelik sadece bir bedenle yetinmeyerek bazen bir çok beden kullanabilmekte ve enerji alanlarımıza girmektedirler. Peki, bu gibi durumlarda neler oluyor? Enerji alanına girilen kişi neler yaşıyor ve bunu fark edebiliyor mu? 
Evet, enerji alanına girilen kişi bazen geç de olsa kendinde bir gariplik olduğunu anlıyor. Aşırı halsizlik, yorgunluk hiç bir şey yapamamak gibi duygulara kapılıyor. Birşeyler yapmak için harekete geçiyor ama asla bunu gerçekleştiremiyor çünkü yapacak hali kalmıyor. 
Bütün bunlar nedensizdir. Doktora ya da psikoloğa gidersiniz. Enerji veren yiyecekler yer, enerji dolu insanlarla görüşürsünüz ama siz bir ölü gibi olursunuz. Eğer bu yapışıklar ruhsal enerji alanınıza da girmişlerse mutsuz ruh halinizde sürekli bir dengesizlik ve huzursuz bir kişilik sergilersiniz.  Hatta bazı vakalarda ileri giden yapışıklar artık yapıştıkları kişiyi kendi istekleri için kullanmaya başlarlar. Canı istediğinde  yapıştığı beden ve ruh sanki ona aitmiş gibi istediklerini yaptırabilir. Bazen de yapıştıkları kişinin yaşamını alt üst ederler.  Örneğin çok çalışkan biri, yapışığı varsa tembel ve hayata, işine, eşine, her şeye karşı ilgisizleşebilir. Yaşam amacını kaybeder. Mutsuz ve sanki artık kimliksiz gibidir. Yaşamdan kopar ya da çok huysuzlaşabilir ve inanılmaz karakter değişilikleri görülür. 
Şimdi, bunun için ne yapmalıyız diyeceksiniz, biliyorum. Ne yapmalıyız da enerji alanımıza girmesinler. Bunun için enerjinizi yüksek tutmalısınız. Kesinlikle enerjinizi düşürmeyin. Bu konu hakkında ki yazılarıma devam edeceğim. Zira çok önemli bir konudur.  Lütfen sorularınızı yorumlar bölümüne yazınız. Teşekkürler...